CMK 67 (Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası) Emsal Yargıtay Kararları
CMK 67 (Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası) Emsal Yargıtay Kararları
YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ Esas: 2013/11226 Karar: 2014/3238 Tarih: 11.02.2014
- CMK 67. Madde
- Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde, gündüz vakti, meskun mahal dışında, çift yönlü, asfalt kaplı yolda idaresindeki kamyon ile kendi şeridinde seyir halinde olan sanık, olay mahalli hafif virajlı bölüme geldiğinde, karşı yönden hızla gelen ve hakkında beraat kararı verilen Z. Ş.’in, idaresindeki minibüs ile karşı şeride (sanığın seyir şeridine) tecavüz ederek ilerlediği sırada sanığın da kendi şeridinden gelen aracı görünce karşı şeride yöneldiği, burada adı geçen Z. Ş.’i farkedince kendi şeridine yönelerek sanığın idaresindeki kamyonun minibüsün sol kısmı ile çarpıştığı ve minibüsün devrilerek bir kişinin öldüğü olayda, sanığın savunması ve bu savunmayı doğrulayan tarafsız tanık F. E.’ın beyanı, minibüsün cantına ait kazıntı izi ve yönü ile araç parçalarının konumları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın olay nedeniyle eşit kusurlu kabul edilmesi gerekeceği, 5271 sayılı CMK’nın 62,, 63, 67. maddelerinde bilirkişi atanması, bilirkişi raporu ve uzman mütalaası alınmasına ilişkin düzenlemelere yer verilerek çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulacağı ancak, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamaları suretiyle bilirkişi raporuna itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkını haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda, herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte bu yöndeki bir değerlendirmenin de hakimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığının belirtilmesine rağmen, oluşa uygun düşmeyen ve sanığın tam kusurlu olduğu yönündeki Adli Tıp Kurumu raporu ve keşif sonrası sunulan bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğinden, sanığın eşit kusurlu olması hususu da nazara alındığında, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı bozulmasına, 11.02.2014 tarihinde oy birliği ile, karar verildi.
YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ Esas: 2013/6256 Karar: 2014/2619 Tarih: 04.02.2014
- CMK 67. Madde
- Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Ç… Çimento fabrikasında saha elemanı olarak çalışmakta olan ölenin, ilgili fabrikanın döner fırın intikal kamarası arkasındaki platformda çelikle güçlendirme işini yapmakta olan taşeron A… şirketi çalışanlarının gerekli tedbirleri alarak çalışmalarına devam ettikleri sırada, ölenin kendisine verilen iş kapsamında çalışma alanında bir görevinin bulunmamasına ve girmemesi konusunda uyarılara rağmen ilgili bölüme girerek, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde ızgara döşenmekte olan kısımdaki delikten düşerek öldüğü olayda, ölene olaydan yaklaşık 3 ay önce ilgili fabrika yetkilileri tarafından iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verildiği, gerekli sağlık raporunun aldırıldığı, kendisine gerekli iş ve koruyucu malzemelerin teslim edildiği, çalışma alanında iş güvenliği konularıyla İlgili gerekli uyarıcı levha ve işaretlerin yer aldığı, benzer işte yıllardır çalıştığı da dikkate alınarak tecrübeli olduğu, olayın gerçekleştiği çalışma yapılan kısmın güvenlik şeridi ile çevrili bulunduğu, kaynak yapılan ilgili kısımda ölenin bir görevinin bulunmadığı, tamamen ölenin dikkatsiz ve tedbirsiz hareketi neticesinde gerçekleştiği anlaşılan olayda, 5271 sayılı CMK’nın 62,, 63, 67. maddelerinde bilirkişi atanması, bilirkişi raporu ve uzman mütalaası alınmasına ilişkin düzenlemelere yer verilerek çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulacağı ancak, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamaları suretiyle bilirkişi raporuna itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkını haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda, herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte bu yöndeki bir değerlendirmenin de hakimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığının belirtilmesine rağmen, oluşa uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibarla sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi;
SONUÇ : Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.02.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı
Adli Bilirkişi
Cep Telefonu : +90 505 310 36 40
