YARGITAY KARARI: EFOR KAYBI, 4. Hukuk Dairesi 2021/14938 E. , 2021/7301 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.10.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … geldi. Davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 22.12.2015 tarihinde davacı yayaya davalıya trafik sigortalı motosikletin çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafça yapılan ödemenin yetersiz olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi gideri, 1.208,00 TL rapor ücreti olmak üzere 6.508,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; davacı talebinin kısmen kabulü ile bakiye 51.209,21 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 1.105,04 TL bakıcı giderinin 14.11.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, geçici işgöremezlik talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetince; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bilirkişi Kurulu tarafından düzenlenen 29.11.2018 tarihli rapor İHH tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %10,3 olarak belirlenmiştir. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda İHH tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas alınan 26.06.2019 tarihli aktüer raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen sürenin tamamı için AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla; davacı için kaza tarihinden itibaren tazminat hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, kaza tarihinde 15 yaşında olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için işgücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken, fiilen çalışmaya başlayacağı 18 yaşına kadar AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden ve 18 yaştan sonraki aktif devre içinse AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gereklidir. Bu yönü gözetmeyen rapor hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacının 15-18 yaş aralığındaki dönem için AGİ dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden ve 18-60 yaş arasındaki aktif dönem içinse AGİ bedeli dahil edilmiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

İletişim :  0505 310 36 40

Similar Posts

  • Ev sahibi hangi durumlarda kiracıya ihtar çekebilir?

    İçindekiler1 Ev sahibi hangi durumlarda kiracıya ihtar çekebilir?2 İhtar Çekme Süresi3 İhtar Çekme Şekli4 İhtar Çekmenin Etkileri Ev sahibi hangi durumlarda kiracıya ihtar çekebilir? Ev Sahibinin Kiracıya İhtar Çekebileceği Durumlar Ev sahibi, kira sözleşmesinde yer alan şartların ihlal edilmesi durumunda kiracıya ihtar çekebilir. İhtar, kiracıya sözleşmeye uyması için verilen bir uyarıdır. İhtar, kiracının sözleşmeyi ihlal…

  •  Gayrimenkul Değerleme yöntemleri nelerdir?

    Gayrimenkul Değerleme Yöntemleri Gayrimenkul değerleme, bir gayrimenkulün piyasa değerini belirlemek için yapılan bir işlemdir. Bu işlem, gayrimenkulün satılması, kiralanması, ipotek alınması veya sigortalanması gibi çeşitli amaçlar için kullanılabilir. Gayrimenkul değerleme, aşağıdaki faktörleri dikkate alarak yapılır: Gayrimenkulün konumu: Gayrimenkulün bulunduğu konum, değerini önemli ölçüde etkileyebilir. Örneğin, şehir merkezindeki bir gayrimenkulün değeri, kırsal bir alandaki bir gayrimenkulünkinden daha…

  • Kira Tespit Davalarında Arabuluculuk Şartı 1 Eylül 2023 itibariyle geliyor…

    İçindekiler1 https://www.memurlar.net/haber/1070531/kira-tespit-davalarinda-arabuluculuk-sarti-1-eylul-2023-itibariyle-geliyor.html#google_vignette2 Kira Tespit Davalarında Arabuluculuk Şartı 1 Eylül 2023 itibariyle geliyor…2.1 Konutlarda 11 Haziran 2022 ile 1 Temmuz 2023 tarihleri arasında yenilenen kira dönemlerinde kira artışını yüzde 25 ile sınırlayan düzenleme 1 yıl daha uzatılmasını ve Kira Tespit Davalarında 1 Eylül 2023 itibariyle getirilen zorunlu Arabuluculuk uygulaması hakkında Spk Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Hasan…

  • Kiracının borçları nedir ?

      Kiracının borçları nedir ? Kira bedelini ifa zamanına uygun olarak ödemek, Kiracının temerrüdü hükümlerinden sorumlu olmak, Kiralananı özenle kullanmak ve komşulara saygılı olmak, Kiralananın temizlik ve bakım giderlerini ödemek, Kiralanandaki ayıpları kiraya verene bildirmek, Ayıpların giderilmesine ya da bakım, satış veya sonraki kiralama için taşınmazın ilgililere gösterilmesine katlanma yükümlülüğü, Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme…

  • İZALE-İ ŞÜYU SATIŞININ TESCİLİ nedir ?

    İZALE-İ ŞÜYU SATIŞININ TESCİLİ nedir  ? İzale-i şuyu, ortaklığın giderilmesi demektir. İştirak halinde veya müşterek mülkiyet esaslarına göre birden çok kimse adına kayıtlı bulunan taşınmaz malların taksimi konusunda, hissedarların anlaşamaması halinde mahkeme kararı ile taşınmaz malın ihaleyle satılması anlamına gelir. İhale hissedarlar arasında veya üçüncü kişilere açık olarak yapılabilir. Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi…