| |

Bilirkişinin Görevini Yapmaktan Yasaklı Olması ve Reddi

Bilirkişinin Görevini Yapmaktan Yasaklı Olması ve Reddi

Bilirkişi, mahkeme tarafından görevlendirilen ve belirli bir konuda rapor hazırlamakla yükümlü olan kişidir. Bilirkişi, görevlendirildiği konudaki uzmanlığı ve deneyimi ile mahkemeye yardımcı olur.

Bilirkişinin görevini yapmasından yasaklı olması, bilirkişinin belirli bir davada görevlendirilememesi anlamına gelir. Bilirkişi, görevlendirildiği davada taraflardan biri ile doğrudan veya dolaylı bir ilişki içinde ise, görevlendirilmesinden yasaklanır.

Bilirkişinin reddi ise, bilirkişinin tarafsızlığını yitirdiğine inanılan durumlarda, taraflarca talep edilmesi halinde, bilirkişinin görevden alınmasıdır.

Bilirkişinin Görevini Yapmaktan Yasaklı Olması

Bilirkişinin görevini yapmasından yasaklı olmasının nedenleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 272. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, bilirkişinin görevlendirilmesinden yasaklanmasına neden olan haller şunlardır:

  • Taraflardan biri ile doğrudan veya dolaylı bir ilgisinin bulunması: Bilirkişi, görevlendirildiği davada taraflardan biri ile doğrudan veya dolaylı bir ilişki içinde ise, görevlendirilmesinden yasaklanır. Örneğin, bilirkişinin taraflardan birinin akrabası veya arkadaşı olması, bilirkişinin görevlendirilmesinden yasaklanmasına neden olabilir.
  • Dava konusuyla ilgili olarak taraflardan birinin yararına veya zararına olacak şekilde bir görüşü veya kanaati olması: Bilirkişi, görevlendirildiği davaya ilişkin olarak taraflardan birinin yararına veya zararına olacak şekilde bir görüşü veya kanaati varsa, görevlendirilmesinden yasaklanır. Örneğin, bilirkişinin daha önce taraflardan birinin davasında görev almış olması ve o davada taraflardan birinin yararına bir rapor vermiş olması, bilirkişinin görevlendirilmesinden yasaklanmasına neden olabilir.
  • Dava konusuyla ilgili olarak taraflardan birinin yararına veya zararına olacak şekilde bir çıkarının bulunması: Bilirkişi, görevlendirildiği davaya ilişkin olarak taraflardan birinin yararına veya zararına olacak şekilde bir çıkarının varsa, görevlendirilmesinden yasaklanır. Örneğin, bilirkişinin görevlendirildiği davada taraflardan birinin şirketinde hisse sahibi olması, bilirkişinin görevlendirilmesinden yasaklanmasına neden olabilir.

Bilirkişinin Reddi

Bilirkişinin reddi, taraflarca talep edilebilir. Bilirkişi, tarafsızlığını yitirdiğine inanılan durumlarda, taraflarca görevden alınması talep edilebilir.

Bilirkişinin reddi talebi, görevlendirilmesine karar verilen bilirkişiye bildirilir. Bilirkişi, reddi talebine karşı bir savunma hazırlayabilir.

Bilirkişinin reddi talebini değerlendiren mahkeme, bilirkişinin reddini gerektirecek bir durumun varlığına kanaat getirirse, bilirkişiyi görevden alır.

 

MADDE-272- (1) Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Ancak, bilirkişinin, aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması, bir ret sebebi teşkil etmez.

(2) Hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden biri, bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse, mahkeme, hüküm verilinceye kadar, her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi, bilirkişi de mahkemeden, görevden alınma talebinde bulunabilir.

(3) Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceği gibi, bilirkişi de kendisini reddedebilir. Ret talebi veya bilirkişinin kendisini reddetmesinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır. Ret sebeplerinin ispatı için, yemin teklif edilemez.

(4) Görevden alınma, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir ve karara bağlanır. Kabule ilişkin kararlar kesindir. Redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir.

Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

İletişim :  0505 310 36 40

Similar Posts

  • Parselasyon nedir ?

    Parselasyon nedir ? Parselasyon, imar planı sınırları içerisinde bulunan arazilerin, imar planına uygun olarak yeniden düzenlenmesi ve parsellere ayrılması işlemidir. Bu işlem, kentleşmenin düzenli ve planlı bir şekilde gelişmesini sağlamak için gereklidir. Parselasyon işleminin temel amacı, arazilerin kullanım ve yapılaşma koşullarını belirlemek ve bu doğrultuda arazileri yeniden düzenlemektir. Bu sayede, şehirlerin daha sağlıklı, güvenli ve…

  • Kiracılı Ev satılınca Kiracı nasıl çıkarılır?

      Kiracılı Ev satılınca Kiracı nasıl çıkarılır? Kiracılı Ev satılınca:TBK’de kiracının tahliye nedenleri sınırlı şekilde belirtilmiş olup kanun maddelerinde yer alan yasal nedenler dışında kiracının tahliyesi hukuken mümkün değildir. Bu bağlamda TBK madde 351’de aşağıdaki şekilde öngörülen yeni malikin ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açılması mümkün olacaktır. Hasan Tan SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli Bilirkişi Cep…

  • Kira Sözleşmesinin Bildirim Yolu ile Feshi

    Türk Borçlar Kanunu’nun 347. Maddesinde kira sözleşmesinin bildirim yolu ile sona erdirilmesi halleri düzenlenmiştir. Burada belirli süreli ve belirsiz süreli kira sözleşmeleri için kiracının feshi bildirim süresi için : Belirli süreli sözleşme, sözleşmenin taraflarca oluşturulması sırasında sona ereceği tarihin de belirlendiği sözleşmelerdir. Uygulamada konut kira sözleşmeleri çoğunlukla bir yıl için düzenlenir. Kiracı, bu sürenin bitimine…

  • Ölümlü trafik kazası tazminatı nedir?

    Ölümlü Trafik Kazası Tazminatı Nedir? Ölümlü trafik kazası tazminatı, trafik kazasında ölen kişinin yakınlarına, ölen kişinin destekten yoksun kalmaları nedeniyle ödenen tazminattır. Ölümlü trafik kazası tazminatı, maddi tazminat ve manevi tazminat olmak üzere iki türdedir. Maddi tazminat, ölen kişinin yakınlarına, ölen kişinin ölümünden dolayı oluşan maddi zararların karşılanması için ödenir. Maddi tazminat, aşağıdaki unsurları içerebilir:…