YARGITAY KARARI :15. HUKUK DAİRESİ , 2015/5127 , Uzman Görüşü

15. Hukuk Dairesi         2015/5127 E.  ,  2016/4635 K.
“İçtihat Metni”


Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalât nedeniyle doğan alacağın tahsili talebinden ibarettir. Davacı şirket iş sahibi, davalı şirket yüklenicidir. Davacı şirket vekili, davacı şirkete ait binanın inşâsı ile ilgili davalı yüklenici şirket ile 04.02.2009 ve 21.05.2009 tarihli iki ayrı sözleşme imzalandığını ve sözleşmeler çerçevesinde imalâtların yapıldığını imalâtların eksik olması nedeniyle tarafların 05.03.2010 tarihli tasfiye protokolü düzenlediklerini ve yapı kullanım belgesi alınmasından sonra bodrum katta su yalıtım hatası olmasından dolayı rutubetlenmeler olduğunu ve bu durumun arttığını, bunun üzerine davalı yükleniciye başvurduklarını ve bu başvurunun sonuçsuz kalması üzerine ..’nin 2013/121 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiğini ve bu rapora itiraz edildiğini, davacı müvekkilinin gerekli imalâtları dava dışı ..’ne yaptırmak zorunda kaldıklarını ve iki fatura bedeli olan 50.150,00 TL’nin ve 580,00 TL tespit giderinin tahsilini istemiş, davalı vekili; binadaki çatlakların binanın statik durumuna etki eden tasdikli proje haricindeki ağırlıklardan kaynaklandığını ve binanın üstüne konulan ağırlıkların ve titreşim yapan cihazların çatlamaya sebebiyet verdiğini ve kullanım hatası bulunduğunu ve sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı yüklenici şirket tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sürecinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle; inşaat mühendisi bilirkişiden 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporu alınmış, raporun taraflara tebliği üzerine davalı vekili bilirkişi raporuna esaslı itirazlarda bulunmuş, bu itirazlar ek rapor alınmak suretiyle değerlendirilmeden bilirkişi raporuna göre hüküm oluşturulmuştur. Alınan bilirkişi raporuna davalı vekili esaslı itirazlarda bulunmuş ve bu itirazlarına 6100 sayılı HMK’nın 293. maddesi gereğince alınan uzman görüşünü dayanak olarak eklemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK’nın 293. maddesinde düzenlenen uzman görüşü, tarafların uyuşmazlığın aydınlanabilmesi, anlaşılabilmesi ve iddia ve savunmaların ispatı içen kendisinin belirlediği özel ve teknik bilirkişiden bir konuda bilgi alması olarak düzenlenmiş olup, uygulamada özel bilirkişi adı da verilmektedir. Taraflar kendi menfaatlerini koruyabilmek ve alınan bilirkişi raporundan tatmin olmamaları halinde olayın tam olarak aydınlanmasını sağlamak ve doğru ve adil kararın verilmesi için uzman görüşü alıp mahkemeye ibraz edebilecektir. Mahkeme özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda, tarafın sunduğu uzman görüşünün dava konusuyla ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorundadır. Bu anlamda alınan bilirkişi raporuna, taraflardan biri, uzman görüşüne dayanmak suretiyle itiraz etmiş ve ve bu itirazlar mahkeme tarafından hiç değerlendirmeye alınmamış ve itirazlar gerekçeli bir şekilde karşılanmamış ise uzman görüşüne dayanan tarafın 6100 sayılı HMK’nın 27., Anayasa’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkını ihlal etmiş olabilecektir.Dosyaya ibraz edilen uzman görüşünde bilirkişi raporu ile tespit edilen görüşlerinin aksine tespit ve görüşler ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporu ile uzman görüşü ciddi şekilde çelişkiler içermektedir. Alınan bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi yerine yetersiz ve esaslı itiraza uğrayan rapora dayanılarak uzman görüşü karada gerekçeli olarak değerlendirilip tartışılmadan karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı madde hükümlerine uygun olarak seçilecek aralarında statik ve izolasyon konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişiler kurulu aracılığıyla gerektiğinde yerinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden mahkemenin ve .. denetimine elverişli rapor alınarak davalı yüklenicinin yaptığı imalatlarda ayıp bulunup bulunmadığı belirlenmeli, ayıp var ise bunun kullanım hatasından olup olmadığı araştırılmalı,taraf iddia ve savunmaları üzerinde durularak alınacak rapora itiraz edilmesi halinde bu itirazları karşılayacak ek rapor alınmak suretiyle oluşacak kanaate göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 10.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

İletişim :  0505 310 36 40

 

Similar Posts

  • Değerleme Raporu Kaç Günde Hazırlanır?

      Değerleme Raporu Kaç Günde Hazırlanır? Değerleme Raporu, 3 iş günü içinde hazırlanabilir. Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli Bilirkişi Cep Telefonu : +90 505 310 36 40 Post Views: 346

  • Villa Değerleme/ Villa Ekspertizi Nedir?

    Villa Değerleme/ Villa Ekspertizi Nedir? Villa değerleme/ villa ekspertizi, bir villanın piyasa değerini belirlemek için yapılan bir işlemdir. Bu işlem, bir villanın fiziksel özelliklerini, konumunu, pazar koşullarını ve diğer faktörleri göz önünde bulundurarak gerçekleştirilir. Villa Değerleme/ Villa Ekspertizi Nasıl Gerçekleştirilir? Villa değerleme/ villa ekspertizi, aşağıdaki aşamalardan oluşur: Amaç ve kullanıcı bilgisinin belirlenmesi: Değerleme, satış, kiralama, ipotek…

  • Makine Teçhizat Değerleme Hizmeti

      Makine Teçhizat Değerleme Hizmeti Üretim amaçlı kullanılan gayrimenkullerin (fabrika, imalathane, besi çiftliği, çimento santralleri, tersaneler, RES – Rüzgâr Enerjisi Santralleri, HES – Hidro-Elektirik Santralleri vb.) bünyesinde yer alan; makine, techizat, taşıt, yardımcı araç/gereçlerin işletme bütününde veya ayrı olarak güncel değerinin belirlendiği değerleme hizmetidir. Profesyonel ekibimiz , makine parklarınızın değer tespit çalışmalarında yer almakta ve…

  • MÜKELLEFİYET nedir ?

    MÜKELLEFİYET nedir ? MÜKELLEFİYET, Gayrimenkulün aleyhine tesis edilmiş yükümlülüklerin genel adıdır.   Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli Bilirkişi Cep Telefonu : +90 505 310 36 40 Post Views: 327

  • Gayrimenkulün Değerleme Raporunun Hazırlık Aşaması

      Gayrimenkulün Değerleme Raporunun Hazırlık Aşaması Gayrimenkulün Değerleme Raporunun Hazırlık Aşamasında ;  ilgili kurumlarda taşınmazın varsa proje, ruhsat, iskan, tutanak, mahkeme kararı, tapu kayıtları ve takyidatlar (şerh, haciz, rehin, ipotek, irtifak hakkı, üst hakkı, kira şerhi vb.), kadastral pafta, tescilli eser tespit kararları, vb. ulaşılabilen tüm veriler incelenir. Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli…

  • Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Nedir?

    Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, 818 sayılı BK’nın, Türk hukukuna getirdiği yeniliklerdendir ve daha çok da koşulları henüz gerçekleşmediği için kurulması olanaksız olan asıl satım sözleşmesinin görevini yerine getirmek üzere kolay ve güvenli bir yol olarak görülüp, tercih edilen bir sözleşme türüdür. Kaynağını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 29. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 22.)…