YARGITAY KARARI : DESTEKTEN YOKSUN KALMA, 7. Hukuk Dairesi 2021/5811 E. , 2021/3195 K.

“İçtihat Metni”

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 26.04.2021 gün ve 2020/1033 Esas- 2021/3043 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı …’in eşi Emre Aktaş’ın 08/09/2014 tarihinde trafik kazası nedeniyle öldüğünü, geriye davacıların mirasçı kaldığını, kaza nedeniyle Güneş Sigorta A.Ş. tarafından davacı ve çocukları adına 240.000,00TL civarındaki paranın davacının işlerini vekalet ile takip eden İlker Aktaş tarafından davalı ve eşinin de hazır bulunduğu taraflara ait konutta teslim edildiğini, bu paranın aynı dakikada evin büyüğü de olan davalı kayınvalide tarafından alındığını ve saklandığını, bu para ile davacı/mirasçılar adına taşınmaz satın alınmasının kararlaştırıldığını, nitekim ertesi gün satın almak için daireler aranmaya başlandığını, 6 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin uygun bulunarak toplam 210.000,00TL bedelle satın alındığını, davacı …’in taşınmazların kendisi ve çocukları adına tescil edileceğini düşündüğünü, daha sonradan iki bağımsız bölümün de kayınvalide davalı … adına tescil edildiğini öğrendiğini, 484 ada 2 parsel, zemin kat 6 ve 2. kat 10 nolu mesken nitelikli taşınmazların mevcut tapularının iptali ile 10 nolu bağımsız bölümün davacı …’a, 6 nolu bağımsız bölümün de sigortadan elde edilen destekten yoksun kalma tazminatlarına orantılı olarak …, …, …, … adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine dair verilen ilk karara karşı davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2017/304 Esas -2017/345 sayılı Kararında davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2017/5683Esas 2018/7969 Karar sayılı ilamıyla bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 26.04.2021 tarihli 2020/1033 Esas, 2021/3043 Kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, karar düzeltme yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlayacağı 29525 sayılı Resmi Gazete’de ilan edildiğinden, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında 6100 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanacaktır. 6100 sayılı Kanunun 341 ila 381. maddelerinde istinaf, temyiz ve yargılamanın iadesi kanun yollarına yer verilmiş, 1086 sayılı HUMK döneminde tanınmış olan karar düzeltme yoluna yer verilmemiştir. 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararların temyiz edilmesinden sonra Yargıtay Dairelerinin kararlarına karşı kararlar aleyhine karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmadığından bu yöndeki dilekçenin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekili tarafından verilen karar düzeltme istemini içeren dilekçenin REDDİNE, peşin yatırılan karar düzeltme harcının yatırana iadesine, 24/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

İletişim :  0505 310 36 40

Similar Posts

  • Devlet tenkis davası açabilir mi ?

      Devlet tenkis davası açabilir mi ? Hiç bir yasal ve atanmış mirasçısı bulunmayan kişinin son sıradaki mirasçısı devlettir. Devlet saklı paylı mirasçı değildir,  tenkis davası açamaz.             Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli Bilirkişi Cep Telefonu : +90 505 310 36 40 Post Views: 557

  • Hak ve nesafet indirimi nedir ?

      Hak ve nesafet indirimi nedir ? Sulh Hukuk Mahkemesi Yüksek Mahkeme uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi gereğince karar almalıdır. Mahkeme eski kiracı olması gibi durumları da göz önünde bulundurarak hak ve nesafet indirimi yapar. Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. İletişim :  0505 310 36 40 Hasan TanSPK…

  • Kiracının kiracıya ait bir evin varlığı nedeniyle tahliyesi nasıl yapılır ?

    Kiracıya Ait Başka Bir Evin Varlığı Nedeniyle Kiracının Tahliyesi nasıl yapılır ? Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde kiraya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla…

  • MUVAZAA nedir ?

    Muvazaa Nedir? Muvazaa, gerçek iradeyi gizlemek amacıyla yapılan ve görünüşte geçerli olmakla birlikte, aslında tarafların gerçek iradelerine uymayan hukuki işlemlerdir. Muvazaanın temel unsurları şunlardır: Görünüşteki işlem: Tarafların gerçek iradelerine uymayan, ancak hukuken geçerli bir işlem olmasıdır. Hakiki işlem: Tarafların gerçek iradelerini yansıtan, ancak hukuken geçerli olmayan bir işlemdir. Muvazaa iradesinin varlığı: Tarafların, görünüşteki işlemin gerçek iradelerini yansıtmadığını, gerçek…

  • Bilirkişinin Davete İcabet Etme Yükümlülüğü nedir ?

    Bilirkişinin Davete İcabet Etme Yükümlülüğü Bilirkişi, mahkeme tarafından görevlendirilen ve belirli bir konuda uzman görüşü veren kişidir. Bilirkişi, tarafsız ve objektif bir şekilde görüşünü ifade etmekle yükümlüdür. Bilirkişinin davete icabet etme yükümlülüğü, HMK’nın 274. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, bilirkişi, mahkemenin davetini, geçerli bir mazeret olmaksızın reddetemez veya mazeretsiz olarak belirlenen süre içinde hazır bulunamaz. Bilirkişinin…

  • Gelir ve Maliyet Hesapları

    Gelir hesabı , bir gayrimenkulün yıllık gelirinin tahmin edilmesi esasına dayanır. Bu metoda göre gayrimenkulün mevcut ve gelecekteki geliri şimdiki gelirine denktir. Bu yaklaşımda değer, taşınmazın ekonomik ömrü boyunca yaratacağı gelirlerin bugünkü değeridir. Gelir yönteminde sürekli elde edilebilir gelir dikkate alınır. Burada söz konusu edilen gelir; taşınmazın “t” zamanda elde edileceği varsayılan bütün gelirleri kapsar ve değer…