| | |

Ticari Taşınmaz Değerlemesi nedir ?

 

Ticari Taşınmaz Değerlemesi nedir ?

Ticari Taşınmaz Değerleme veya Ticari Gayrimenkul Değerleme, Akaryakıt İstasyonu, Otel, Okul veya Hastane gibi taşınmazların belli bir dönemde yasal prosedürler, mali değerler de dikkate alınarak ve piyasa koşulları değerlendirilerek bağımsız olarak taşınmazın, taşınmaz projesinin veya bir taşınmaza bağlı hak, fayda ve ekonomik getirisinin tespit edilmesi işlemine denir.

Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

İletişim :  0505 310 36 40

Similar Posts

  • Kat Mülkiyeti Kanununa göre Geçici Yönetim

    Yönetim plânında toplu yapı temsilciler kurulu oluşuncaya kadar, bu kurulun görevlerini üstlenmek, yetkilerini kullanmak ve kurulun oluşması için gerekli girişim ve çağrılarda bulunmak üzere, bir geçici yönetim kurulması öngörülebilir. Bu takdirde yönetim plânında geçici yönetimin nasıl oluşacağına ve ne zamana kadar devam edeceğine ilişkin hükümlere yer verilir. Geçici yönetim en geç toplu yapının bitimini izleyen…

  • Yapı Tatil Tutanağının İptali için nereye başvurulur?

      Yapı Tatil Tutanağının İptali için nereye başvurulur? Yapı Tatil Tutanağının İptali için yapı tatil zaptının iptali için İdare Mahkemesinde dava açmak mümkündür. Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli Bilirkişi Cep Telefonu : +90 505 310 36 40 Post Views: 76

  • Arsa sahibinin borçları

    -Arsayı teslim etme borcu, – Sözleşmede belirlenen arsa paylarını devir borcu. Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli Bilirkişi Cep Telefonu : +90 505 310 36 40 Post Views: 445

  • Gayrimenkul Değerleme neden yapılır ?

      Gayrimenkul Değerleme neden yapılır ? Satın Alma ve Satışında, Kredi Kullanımında, Miras ve Vergi Amaçlı, Kira Tespitinde, Yatırım Planlamasında Gayrimenkul Değerleme yapılır. Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli Bilirkişi Cep Telefonu : +90 505 310 36 40 Post Views: 162

  • DASK

    DASK , zorunlu deprem sigortasıdır. Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması, mal ve can kaybına dair önemli risklerle her an içiçe yaşamayı gerektirir. 1999 yılı Ağustos ayında Gölcük ve çevresinde yaşanan felaket, ülkemizde çok uzun süre göz ardı edilen deprem riskini yeniden gözler önüne sermesi nedeni ile bir mihenk taşı olarak kabul edilir. 27 Aralık 1999…