| |

ÖLÜM KARİNESİ nedir ?

Ölüm Karinesi Nedir?

Ölüm karinesi, bir kimsenin ölümüne kesin gözüyle bakılmayı gerektiren durumların varlığı halinde, cesedi bulunamamış olsa bile hukuken ölmüş sayılmasına denmektedir.

Ölüm karinesi, Türk Medeni Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, “Bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.”

Ölüm karinesi, aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi halinde uygulanır:

  • Kaybolma: Kişinin, ölüm tehlikesi içinde kaybolması gerekir.
  • Kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar: Kişinin kaybolduğu durumun, ölüme kesin gözle bakılmayı gerektirecek nitelikte olması gerekir. Bu durum, savaş, deprem, sel gibi doğal afetler veya kazalar olabilir.
  • Cesedin bulunamaması: Kişinin cesedinin bulunamaması gerekir.

Ölüm karinesi, kişinin ölümünün hukuken kabul edilmesi için gerekli bir koşuldur. Ölüm karinesi gerçekleştiği takdirde, kişinin ölüm tarihi, kaybolduğu tarih olarak kabul edilir.

Ölüm Karinesinin Sonuçları

Ölüm karinesi, aşağıdaki sonuçları doğurur:

  • Mirasçılık: Ölüm karinesinin gerçekleşmesi halinde, kişinin mirasçıları, mirasçılık haklarını kullanabilirler.
  • Tazminat: Ölüm karinesinin gerçekleşmesi halinde, kişinin ölümünden sorumlu olan kişiler, tazminat ödemekle yükümlü olabilirler.
  • Malvarlığı işlemleri: Ölüm karinesinin gerçekleşmesi halinde, kişinin malvarlığı üzerinde işlemler yapılabilir.

Sonuç

Ölüm karinesi, bir kimsenin ölümünün hukuken kabul edilmesi için gerekli bir koşuldur. Ölüm karinesinin gerçekleşmesi halinde, kişinin mirasçıları, tazminat alacaklıları ve malvarlığı üzerinde hak sahibi olan kişiler, hak ve alacaklarını kullanabilirler.

Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

İletişim :  0505 310 36 40

Similar Posts

  • Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları nelerdir ?

    Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları nelerdir ? Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan bütün sözleşmelerin geçerliliği resmi şekilde yapılmasına bağlıdır (MK md. 706). Resmi şekilde yapılmayan gayrimenkul satış sözleşmeleri geçersiz olup taraflar arasında hiçbir bağlayıcılıkları yoktur.Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi de ileride taşınmaz mülkiyetinin tapuda devrini yapmayı taahhüt eden bir ön sözleşmedir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri resmi…

  • Kamulaştırmasız el atma çeşitleri

    Kamulaştırmasız el atma; uygulamada kamu idaresi tarafından iki farklı şekilde yapılmaktadır: Fiili el atma Hukuki el atma Sorunlarınızın çözümünde, çözüm ortağınız olarak bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. İletişim :  0505 310 36 40 Hasan TanSPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Adli Bilirkişi Cep Telefonu : +90 505 310 36 40 Post Views: 358

  • Bilirkişinin Görevini Yapmaktan Yasaklı Olması ve Reddi

    Bilirkişinin Görevini Yapmaktan Yasaklı Olması ve Reddi Bilirkişi, mahkeme tarafından görevlendirilen ve belirli bir konuda rapor hazırlamakla yükümlü olan kişidir. Bilirkişi, görevlendirildiği konudaki uzmanlığı ve deneyimi ile mahkemeye yardımcı olur. Bilirkişinin görevini yapmasından yasaklı olması, bilirkişinin belirli bir davada görevlendirilememesi anlamına gelir. Bilirkişi, görevlendirildiği davada taraflardan biri ile doğrudan veya dolaylı bir ilişki içinde ise,…

  • Mera Komisyonu kimlerden oluşur?

    Mera komisyonu, valinin görevlendireceği bir vali yardımcısı başkanlığında; Bakanlık il müdürü, Bakanlık il müdürlüğünden konu uzmanı bir ziraat mühendisi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yetkili temsilcisi, Orman Genel Müdürlüğü yetkili temsilcisi, ilgili köy veya mahalle muhtarı, defterdarlıktan veya bulunamaması halinde vali tarafından görevlendirilecek bir hukukçu, Milli Emlak Müdürlüğünden bir temsilci, Kadastro Müdürlüğünden bir teknik eleman,…

  • 5 yılı dolduran kiracıya en fazla ne kadar zam yapılır?

      5 yılı dolduran kiracıya en fazla ne kadar zam yapılır? Türk Borçlar Kanunu’na göre, 5 yıllık kira süresini dolduran kiracılar için mal sahipleri, kira tespit davası açarak serbest piyasa koşullarına uygun yeni bir kira bedeli talep edebilir. Bu durumda, kira artış oranı TÜFE oranı ile sınırlı değildir. Mahkeme, taşınmazın emsal kira bedellerini esas alır…